Gurbetin Tadı Yandı Dilimde: Beni Köyüme Çeken O Eşsiz Koku
- SAİM ÇAKAR

- 27 Kas 2025
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Kas 2025
Kırk yıl... Dile kolay, bir ömür... Tam kırk yıl boyunca Almanya'nın o meşhur, düzenli mutfaklarında kepçe salladım. Kendi işletmemi kurdum, Avrupa standartlarında lezzetin ve disiplinin kitabını yazdım adeta. Başarıyı yakaladım, ismimi duyurdum.
Dürüst olmak gerekirse, maddi olarak istediğim her yere geldim. Dilediğim büyük şehirde, İstanbul'un o kalabalığında ya da Iğdır'ın işlek ana yolunda lüks bir restoran açabilirdim. Ama ben, tüm bu birikimi ve tecrübeyi alıp, Iğdır'ın Yaycı Köyü'ne, doğduğum o toprağa dönme kararı aldım.
Peki, kariyerimin tam zirvesindeyken beni gurbetten sılaya çeken, o büyük kararı aldıran neydi? Cevabı, tahmin edeceğiniz gibi bir banka hesabı, bir iş planı değildi. Cevap, benim duygularımda saklıydı ve o duyguyu ben, bir yazarın Iğdır'a olan hasretini anlatan, kalbime dokunan tek bir cümlesinde buldum
Kayıp Zamanın Kokusu ve Yücel Balku
Elimde genç yaşta aramızdan ayrılan Iğdırlı yazar, Yücel Balku'nun "Sükût Ayyuka Çıkar" – Bitmemiş Külliyat (Can Yayınları ) kitabı... O kitabın sonunda Iğdır ile ilgili yazıyı okurken, Balku'nun yaşadığı Bursa’dan uzun bir otobüs yolculuğu yaparak, Iğdır’a her yıl gidiş sebebini açıkladığı o cümleyle karşılaştım. O an okuduğum şey sadece bir cümle değildi; sanki yıllardır aradığım kayıp parçaydı: Balku, da benim gibi gurbette olan ama her yaz köyüne gelen bir Iğdırlı ve her yıl bu gelişini açıklamaya çalışıyor ve sonunda cevabı buluyor . Yazının sonundaki cümle şuydu : "Geçen yaz Iğdır’a giderken bana çocukluğumun kokuları eşlik etti. Öğrendim artık, doğduğumuz toprkalara bizi çeken anne sütünün demek ki çocukluğumuzun kokusuymuş…”
İşte o an anladım ki, bunca yıl Almanya'da kurduğum düzen, kazandığım para ve edindiğim unvanlar, içimdeki o boşluğu dolduramıyordu. O boşluk, modern bir şehrin gürültüsüyle değil, sadece annemin kokusuyla, çocukluğumun güvencesiyle dolabilirdi. O cümleyi okuduğumda, kırk yıllık hasretin tek bir kelimeye sığdığını hissettim. Ben de kararımı verdim: Tecrübeyle lezzeti birleştireceğim yeri seçmek için bir dakikadan fazla düşünmeme gerek yoktu. O yer, benim Yaycı Köyüm'dü.
Lokanta Yasemen: Köyüme Olan Minnet Borcum
İşte bu derin hissiyatla Annem Yasemen’in adını taşıyan "Lokanta Yasemen" Yaycı Köyü'nde yavaş yavaş hayat bulmaya başladı. Binamızın temeli bu hissiyatla atıldı. Benim için bu, sadece bir lokanta değil; yıllardır yüreğimde taşıdığım memleket borcumu ödeyeceğim, içimdeki o özlem ateşini söndürecek bir ocaktı.
Lokantamı İstanbul'da ya da Iğdır Mekez’de açmak kolaydı, rantı yüksekti. Ama ben, yatırımımı en çok ihtiyacı olan yere, benim köyüme yaptım. Bu kararımla, hem Yaycı'nın ekonomik kalkınmasına öncülük ediyor olacağım hem de gençlerimize Avrupa disiplinini ve kalitesini göstereceğim. Belki de yanımda yetişen bir aşçı bizi daha yüksek yerlerde temsil edecek. Lokanta Yasemen, sadece bir lezzet durağı değil, benim köklerime olan inancımın ve minnetimin simgesidir.
Ben, Saim Çakar... Artık gurbette başarılı bir şef değilim. Ben, köyünün sokaklarında yürüyerek, eski anılarını tazeleyerek ve en önemlisi, her sabah lokantamın kapısını açarken "anne sütünün kokusunu" hissetme ayrıcalığına sahip bir evladım. Ben, modern dünyanın sunduğu her şeyi elimin tersiyle ittim ve kalbimin sesini dinleyerek en doğru yatırımımı yaptım: Yuvaya, yani ruha yapılan yatırım.
2026 Baharına En Güzel Karşılama: Yaycı Köyü’nde Yasemen Açılıyor!
Yaycı Köyü'nün yeni lezzet durağı Lokanta Yasemen, işte bu kadim ve duygusal çağrının en güzel cevabıdır. Loknatamızı henüz açmadık 2026 baharında açmayı planlıyoruz.İlmek ilmek örerek hazırlığımızı yapıyoruz ve çok heyecanlıyız bu heyecanımızı ve lokantadaki gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim
Yücel Balku

1969-2003
YÜCEL BALKU, 1969’da Iğdır’da doğdu. Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. 1988’de Bursa’ya yerleşti. Bilgi iletişim sistemleri alanında çalıştı. 1992’de arkadaşlarıyla birlikte Prometheus adlı dergiyi çıkardı. Hayalet Gemi dergisine Balku imzasıyla öyküler yazdı. Yücel Balku öykü atölyesini oluşturdu. 2000 İnkılâp Kitabevi Öykü Ödülü’nü kazanan kitabı, aynı yayınevinden Sükût Ayyuka Çıkar adıyla 2001’de çıktı. Yücel Balku, 15 Aralık 2003’te genç yaşta aramızdan ayrıldı. 2004 Şubatı’nda Goncanın Üçüncü Günü adlı ikinci öykü kitabı, 2005’te “Bitmemiş Külliyat: Yücel Balku” alt başlığıyla Tayfanın Seyir Defteri yayımlandı.








Yorumlar