Kendi Hayatının Ustası : Yadullah Tunay
- Şener Yıldırım

- 23 Oca
- 2 dakikada okunur

Bazı hikayeler vardır; sadece rakamlarla ya da tarihlerle anlatılamaz. O hikayeler toprağın kokusunda, nasırlı ellerin sıcaklığında ve bir babanın gurur dolu bakışlarında gizlidir. Bugün sizlere, Yaycı köyünün bereketli kucağından filizlenip, kendi kaderini örs ile çekiç arasında değil, dürüstlük ve azimle döven bir hayat zanaatkârını; Yadullah Tunay’ı anlatmak istiyorum.

Köklerin Hikayesi ve Çocukluğun Sessiz Provası
1988 yılıydı... H. Kasım ve Sura (Siroş) çiftinin yuvası, dördüncü evlatlarının gelişiyle bir kez daha şenlendi. Yadullah, köyün o uçsuz bucaksız huzurunda; abileri Erhan, Erkan ve ablası Saniye ile omuz omuza, kardeşlik bağlarının sıcaklığıyla büyüdü. Babası, şoförlük ve çiftçilikle ömrünü çocuklarının istikbaline adamış onurlu bir çınardı. Yadullah, daha o küçük yaşlarda hafta sonları bir ayakkabı tamircisinin çıraklığını yaptı daha sonra, abisinin otobüsünde muavinlik yaparken öğrendi yolun edebini. Tarlada pancar sökerken, buğday biçerken toprağa düşen teri, aslında gelecekteki büyük işlerinin sessiz bir provasıydı.

Kalbin Pusulası: "Baba, Ben Sanat Öğrenmek İstiyorum"
İlköğretim bittiğinde, babası onun eğitimine devam etmesini arzuluyordu. Ancak Yadullah’ın ruhu sanatta ve üretimde atıyordu. Babasının karşısına geçip o tarihi ve kararlı sözü söyledi: "Baba, ben okulu burada noktalayıp kendi hayallerimi kurmak için sanat öğrenmek istiyorum." 2002 yılında Yaycı köyündeki Renault servisine çırak olarak girdiğinde, aslında bir ömür boyu sürecek olan ustalığının ilk harcını koyuyordu. İki yıl içinde motorun sesinden arızasını anlayan bir usta oldu; çünkü o, işine sadece ellerini değil, kalbini de koyuyordu.

Vatan Borcu ve Onur Nişanesi
Takvimler vatani görevi gösterdiğinde, dürüstlüğü ve disiplini onu askerlikte de öne çıkardı. Ağrı Doğubayazıt’ın sert rüzgarlarında, Çetenli Jandarma Karakolu’nda bir çavuş olarak görev yaparken, komutanlarının en büyük güven kaynağı oldu. Terhis olduğunda çantasında sadece anılarını değil; bir evladın ailesine bırakabileceği en büyük miraslardan biri olan Üstün Hizmet Belgesi’ni ve babasının göğsünü kabartan o teşekkür mektubunu taşıyordu.

Emekle Yükselen Bir Yıldız: AYA Limited
2009'da baba desteğiyle başlayan ticaret yolculuğu, 2016 yılında kendi kanatlarıyla uçmaya hazır bir şirkete, AYA Ltd. Şti.'ye dönüştü. Bugün o, sanayi sitesinde sadece bir işletmeci değil; yanında yetişen çıraklara ve kalfalara dürüstlüğün kitabını öğreten bir yol göstericidir.

Hayatın En Güzel Meyvesi: Huzurlu Bir Yuva
Fakat Yadullah Usta için başarının asıl ölçüsü, yorgun argın döndüğü akşamların huzuruydu. 2012 yılında, köyümüzün saygın ailelerinden Selahattin ve Oya Mert’in zarif kızı Müge Hanım ile hayatını birleştirdi. Kendi tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu bu yuva; 2013'te Zeynep’in, 2020'de ise Asel’in gülüşleriyle cennetten bir köşeye dönüştü. Sanayinin yağına ve pasına inat, o her pazarını ailesine adayan bir huzur işçisidir. Yazın serin bağ evinde çocuklarına yeni dünyalar keşfettiren, özel günlerin kıymetini bilen bir aile babası olarak; başarısının asıl yakıtının sevgi olduğunu tüm dünyaya hissettirir.


Son Söz Niyetine...
Yadullah Usta; bir motorun tıkırtısından, bir evladın tebessümüne kadar her şeyi incelikle tamir eden, her şeyi sevgiyle ayakta tutan bir adamdır. O, Yaycı köyünün alnı ak, başı dik, eli bereketli evladıdır. Yolun hep açık, huzurun daim olsun Yadullah Usta...

Şener YILDIRIM
Yaycı Köyü Kalkındırma ve Geliştirme Dernek Başkanı

Yorumlar