Gurbetten Toprağa Dönüş
- Şener Yıldırım

- 12 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 13 Ara 2025
Kimi zaman yıllar süren ayrılıklar, başarılar, hatta bambaşka coğrafyalarda kurulan yeni hayatlar bile bizi doğduğumuz toprakların ve "Ana"nın sıcaklığından koparamaz. Avrupa’da geçirdiği yaklaşık 50 yıl, işletmecilik kariyerin ve Kıymetli Eşi Hatice ÇAKAR hanım efendiyle Fırat ve Özge adlı çocuklar ve dünya tatlısı Torunları kendi ismini taşıyan Saim ve Emilya ile hayatın zirvesinde olan SAİM ÇAKAR’ın hikayesi, pek çoğumuzun bildiği o gurbet ve başarı denkleminin tam ortasından başlıyor. Ancak bu denklemde, kalbinin bir köşesi daima Iğdır'da, köyünde ve sevgili anasına verdiği sözde yatıyordu.
Saim Çakar’ın bu derin vefa duygusu, sadece kalbinde saklı kalmadı; aynı zamanda kaleme aldığı "Ana" adlı şiirinde de yankısını buldu. Anasının adını yaşatacağım ve bir gün köyüne geri dönme sözü, gün gelip somut bir karara dönüştü.
İşte tam bu noktada, Saim Çakar o büyük ve anlamlı adımı attı: Büyük şehirlerin cazibesine sırt çevirerek, anasına verdiği sözü tutmak ve onun adını memleketinde yaşatmak adına köyünde istihdam yaratmak gençlere sanat öğretmek adına, LOKANTA YASEMEN’İN temelini attı. Bu restoran, sadece bir iş yeri değil; 40 yıllık hasretin, anne sevgisinin ve topraklarına olan bağlılığın sembolü olacaktı.

Şu anda yaklaşık %80’i tamamlanan bu proje, Saim Çakar’ın sadece başarılı bir iş adamı değil, aynı zamanda sözünün eri ve vefalı bir evlat olduğunu gösteriyor.
Saim Çakar'ın hikayesi, hepimize gurbet ne kadar uzun sürerse sürsün, bizi köklerimize çeken o anne sütünün kokusunu asla unutmamamız gerektiğini hatırlatıyor. Restoranın kapıları açıldığında, sadece lezzetli yemekler değil, aynı zamanda büyük bir sevgi ve vefa hikâyesi de servis edilecektir.
Değerli Kardeşim Saim Çakar Yuvana hoş geldin...

ANA
Carıkcı küllük bir birine bakardı.
Menim o gözel Yaycı’mın kanalından sular akardı.
Algemerli gardaşım da kelemini satardı.
Özledim anacan men bunları Özledim.
Halfeli,Hoşheber koyun koğardı.
Hakmemmedin yiğidi dillere destandı ..
Koçkıran’da gün bir başka doğardı.
Özledim anacan men bunları Özledim
Şanlıbayat keçelinen öğünerdi.
Cennetabatlı da çayını çeper iğdenen icerdi.
Melehli gardaşımda şalağını gözel,gözel yiyerdi.
Özledim anacan men bunları Özledim
Gesimcanlı bedimcanını pazarda satardı.
Obanın ordubadına doyum olmazdı .
Menim o gözel ığdırımın bozbaşı bal dadardı.
Özledim men bunları Özledim.
Hacı nenem tendiri yandırıp çörek yapardı.
Fero bibim toyuklarına Yem atardı.
Naze xalada yavaş yavaş galağını kurardı.
Özledim men bunları Özledim.
Akşam olur naxır köye dönerdi.
Bütün evlerden şorba kokusu gelirdi
Cavanlarımız kuçe be kuçe gezerdi.
Özledim men bunları Özledim.
Celal emmi yallıbaşı çekerdi
Yallıda kızlar, oğlanlar bir,birine göz ederdi.
Atalara analara da heye demek düşerdi.
Özledim men bunları Özledim.


Yorumlar